« Önceki |

10/5/2007

Cumhurbaşkanını halk seçmesin...

          

           Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini istemeyen ve sokaklara daha fazla demokrasi için dökülen CHP acaba ne kadar tezat bir durumun içine düştüğünün farkındamı? madem halk seçmeyecek yada seçemeyecek o zaman bırakalım "aydın" bir grup bizi sonsuza kadar yönetsin...

8/5/2007

367 şart diyorum kardeşim...

 

Merkezî caminin birinde cuma günü, cuma namazı kılınacakken cemaatten biri ileri atılır ve cuma, cemaat yeter sayısı 40'ı bulmadığından (başka bir fetva ve kıyas konusu yoksa, Müslümanlar 40 sayısına ulaşınca Kâbe'de namaz kıldıklarından ötürü) bu namazın kılınamayacağını, kılınırsa da din işleri yüksek kuruluna namazın geçersiz olduğu fetvasını almak için başvuracağını söyler. Bunun üzerine caminin Hanefî mezhebine bağlı imamı sakince mihraba geçer ve, "Cemaat yeter sayısı 3'tür. Ben 3'ü gördüğüm an namaza başlarım." diyerek namaza durur...

4/5/2007

" reis-i cumhur "

        Cumhurbaşkanı seçiminde kopartılan cayırtının altında CHP nin - aman dinci birileri gelipte bizi el aleme karşı kötü göstermesin - demokrasi elden gitmesin - laiklik elden gitmesin gibilerinden saçma salak düşüncelerinin olduğu çok aşikar. Neden hala inat eder gibi müslümanların bu ülkede demokratik bir şekilde dahi olsa yaşamaya hakları yomuş gibi davranan gruplar var anlamış değilim.

       Ayrıca insanların koyduğu kanunlarla insanların adil olarak yönetilebileceğine inanmıyorum. Yerçekimi kanununa bakın birde uzayın istediğiniz köşesinde ve herzaman geçerlidir ve hiç şaşmaz. Ya fizik veya kimya kitaplarındaki diger kanunları kim koymuş acaba?

Evet ben diyorum ki gelin bu değişmeyen ve sağlam kanunları koyan kimse onun kanunları bizim meclisimizde de uygulansın...

                                                                                                                      

 

                                                                                                                    veli güngör

 

3/5/2007

şükürler olsun..

 Şükürler olsun ki bitmek tükenmek bilmeyen pop şarkıcılarımız ve her sene unuttuğumuz popüler şarkılarımız var.. nadide şarkıcılarımızdan Göksel de yarabbi şükür adında insanları kurtuluşa davet eden bir şarkıyla müzik marketlerden fırlamaya hazırlanıyor.. arkadaş ortamında şükretmekten çekinen gökselin şükretmekle ilgili bir şarkıyla bu hasretini giderdiğini düşünüyorum.. ama şarkıda yağan yamurun şakır şakır olmasıyla şükür arasında kafiye kurmak zorunda kalması eminim onunda yüreğini sızlatmıştır... bir arkadaş tavsiyesi olarak burdan göksel ablamıza çağrı yapmak istiyoorum; o içinde bulunduğun sahte ve boş odalardan kılık değiştirmek suretiyle bir saatliğine kaç ve bir camide gönlünce dua et.. benimde dualarım seninle, ALLAH banada sana da hidayet versin..

24/2/2007

SEN OLSAN

 

 

Sen olsan ..

Sarılsam sana ıssız bir gecede,

Sadece kollarım ve sen olsa

Uğurlasam sensizliği çok uzaklara

Bıraksam acıları bir kenara.

 

Yarınların uzak olduğu bir mahallede

Günlerim yalnız sana ait olsa..

Aitler sokağından geçerken sessizce

Bedenim bir senin olsa birde Azrail’in.

 

Yokluğunla seviştiğim bir sabah

Saati senin gelişine kursam,

Kahvaltımı sen hazırlasan bu kez

Çayın yanında yalnız sen olsan.

 

Varlığına alıştığım bir akşamda

Hiç sebepsiz baksam gözlerine,

Gereksiz şeylerden konuşsak öylesine

Mum bittiğinde, uyuyakalsam kollarında.

 

Aşıkların yönettiği bir ülkede

Ayrılanların kalemleri kırılsa,

Aşk fakülteleri dört bir yanı sarsa

Aşklarıyla tanınsa her bir varlık.

 

Tenimizi ıslatan bir yağmurda

Damlalarda buluşsak seninle,

Sırılsıklam vücudum titresin tir tir

Hicranla geçsin günlerim bir bir.

 

Son durağı olmayan bir otobüste

Tek şeritli bir yolda tek yürek gitsek

Duraklarda gönülsüz bırakırız ölüleri

Yaşlılar da gençlere bırakır yerlerini...

 

 

 

 

24/2/2007

Bursa'da Zaman

Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinde gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi.

Bir zafer müjdesi burda her isim:
Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
Hala bu taşlarda gülen rüyanın
Güvercin bakışlı sesszilik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
Muradiye, sabrın acı meyvası,
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camileri eski bahçeler,
Şanlı hikayesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengamelerin
Nakleder yadını gelen geçene.

Bu hayalde uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtısından
Billur bir avize Bursa'da zaman,

Yeşil Türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk Bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur'an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.

İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayal içinde... ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevi ahenk.
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
Belki de rüyası büyük cetlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin.

 

 Ahmet Hamdi Tanpınar